Fazla Mesaiye Kalır mısınız?

Yasal düzenlemeye göre haftalık 45 saat normal çalışma süresi olarak belirlenmiştir. Bu sürenin dışında yapılan çalışmalar ise fazla mesai değerlendirmesi kapsamındadır. Mesai kelimesi Arapça kökenli olup zaman geçirme, çalışma ve emek verme anlamlarını taşıyor. Fazla mesaiye şimdi farklı bir açıdan bakalım.

 

Beyaz Yaka Fazla Mesai Ücreti Alabilir mi?

Gelelim mesai ile ilgili anlaşılamayan konulara. Mesela yaygın plaza efsanesine göre fazla mesaiye ödenen ücret yalnızca mavi yakaya tanınan bir hak iken bir beyaz yakalının fazla mesai alması katiyen yasaktır. Kim diyor? Efsane. Yani hukukta bir yeri var mıdır? Kesinlikle yoktur. Çünkü hukukta işçiler mavi veya beyaz yaka diye ayırılmaz. Fazla mesai hukuken belirlenen çerçevede tüm işçileri kapsamaktadır. Bazı kurumlardaki beyaz yakaya fazla mesai ödenmez düşüncesi tamamen plaza hurafesidir. Tabii, kendi mesaisini kendisi ayarlayan üst düzey çalışanlar ile sözleşmede 270 saate fazla mesainin ücrete dâhil olduğu yönünde hükümlerin bulunmasını istisna olarak belirtmekte fayda bulunmaktadır.

 

fazla mesaiye kalmanın yasal karşılığı nedir?

Yasalarımıza göre gün içerisinde işçiye verilen mola ve yemek süreleri mesai kapsamında yer almaz. Fakat Unison isimli büyük işçi sendikasının desteklediği bir yönergeyle Avrupa adalet divanı, sabit bir ofisi olmayan işçinin işe gitmek için yolda geçirdiği süreyi de mesai kapsamına dâhil etti. Ayrıca yol ücretlerini de alabilecekleri bir çerçeve belirlendi. Eğer Avrupa birliğine tabi olsaydık ve bu yasa bizde de uygulansaydı birçok mobil çalışan yolda geçirdikleri süreyi mesaiden sayabilecek ve bu yol ücretlerini tahsil edebilecekti. Ayrıca bir işçinin yıllık izin içerisinde hastalanması süreci yıllık izinden düşülüp kalanı daha sonra kullanılması için kendisine iade ediliyor. Böyle bir hüküm hemen aklıma ameliyat olmak için yıllık izin alan gençliğimi getirdi aklıma!

 

Fazla Mesaiye Kalmanın Yasal Dayanağı?

Fazla mesai ile ilgili 4857 sayılı iş kanunun 41. maddesinde aynen şu ifade geçmektedir; “Fazla mesai yapılabilmesi için Yönetmelik gereği her sene yılbaşında işçinin yazılı onayının alınması gerekmektedir. Eğer böyle bir yazılı onay yok ise, işçiden fazla mesai yapması istenemez.” Birçok kurum muhtemelen bu konudan haberdar değil. Hatta çalışanların hiç haberi yok da denebilir. Haklarımızı bilmek için daha araştırmacı olmalıyız. Neticede çalıştığımız şirketin insan kaynakları personelleri bilgisiz, yetersiz veya oldukça fazla yoğun olabilirler. Fazla mesai yönetmeliğiyle ilgili bir diğer ayrıntı da; “Yargıtay kararında eğer işçiden usulüne uygun olarak ilgili senenin yılbaşında fazla mesai yapılması konusunda yazılı onay alınmış ve buna rağmen de herhangi bir mazereti olmaksızın işçi fazla mesaiye kalmamış ise, sözleşmenin geçerli nedenle feshedilebileceği hüküm ve kanaatine varılmıştır.” Yani bu kısımda hakların bilinme şartı vardır.

 

 

Fazla Mesai Şart mı?

Öncelikle fazla mesaiye kalma süresi yılda 270 saati aşamaz. Eğer bir kurum sürekli işçilerine fazla mesai yaptırıyorsa o işle alakalı kronik bir sıkıntı vardır. Yani iş belli ki zamanında yetişmiyor. Burada iki tarafı da denetlemek gerekir. Ya işveren işçiye fazla bir iş sorumluluğu veriyor, ya da işçi verilen sorumlulukları zamanında yerine getiremiyor. Bu denetleme yapıldıktan sonra atılacak adımlar; yetersiz personel için eğitim ilk adımken, işveren için ise görev tanımlarını yeniden düzenleme olacaktır. Yani eksik işçiyle çalışmak, aynı işçinin fazla çalışıp verimsizliğine katlanmak ve bu verim kaybının maliyetleri ile yeni işçi almanın maliyetleri tespit edilmeli ve gerekli düzenleme yapılmalıdır.

 

Benim tecrübelerime dayanarak yapabileceğim yorum; Eğer sürekli fazla mesai varsa orada işçi eksikliği vardır. Eğer sürekli fazla mesai varsa bu konuda kemikleşmiş bir verim kaybı ve bilinçle çalışan işçiler vardır. Gerekli incelemeler yapılırsa zaten fazla mesaiye kalacağını bilen işçiler normal çalışma sürelerinde de verimli çalışmaz ve bu verimsizliklerini sürekli mesai yapılan sisteme kolaylıkla atabilir. Zaten işler yetişmiyor! yargısı oluşur. Gerçek şu ki; Fazla mesaiye kalmak fazla verim anlamına gelmez. Aksine sürekli fazla mesai sürekli verim kaybı ve yılgınlıktır.

Eğer sizlerin de fazla mesai hakkında söyleyecekleri varsa, lütfen bunu yorumlarda dile getirin.

 

Kaynak:

Türkiye iş hukuku hükümleri için: Alper Yılmaz – Güncel İş Hukuku

Avrupa Adalet Divanı Hükmü için: Independent



5 yorum

  • Mesainin de içi elverecekse…. Zorunlu olmasa kalmazdı sanırım kimse. Bir de mesai ücreti alınabilse, hangi hukuksal kurala uyuyorsak buna da o kadar uyuyoruz. Mahkemelere taşısak sonuç almak uğraştırıcı. Zor işler :/

    • alicevatunsal

      Elbette yazıda bahsettiğim gibi kişiler iş dünyasında bulunuyor. Hatta mahkeme sürecinden bile haberdar değiller. Malesef çok az sayıda işçi de ayrıldıktan sonra hakkını yasal yollardan arıyor. Malum bir de işsizlik korkusu var. O yüzden çoğu kişi buna yaklaşmıyor ve hakkını aramıyor da. Yorumun için teşekkür ederim.

  • işveren vekilleri mesai ücreti almıyor. kanun sanırım bir tek onları ayırıyor 🙂

    • alicevatunsal

      İşveren vekili ve 270 saat kuralı konusunda anlaşması daha öncesinde yapılan üst düzey için de mesai ücreti ödenmiyor.

  • Onur

    Elinizde isci eksikligi yuzunden yapilan mesailerin isciye odendigi ile ilgili bir yargitay karari var mi?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: